Türkiye'de boşanma davalarının en çok tartışılan, aileleri karşı karşıya getiren ve uzun yıllar süren mahkeme süreçlerine neden olan "düğün takısı" paylaşımında yepyeni bir döneme girildi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bugüne kadar uygulanan yerleşik içtihatları tamamen değiştiren, milyonlarca çifti doğrudan etkileyecek tarihi bir emsal karara imza attı.
Yargıtay’ın yeni kararına göre; düğün sırasında eşlere takılan ziynet eşyaları ve paralar, bundan böyle otomatik olarak sadece kadının hak sahipliğinde olmayacak. Takılar, "kime takıldıysa onun kişisel malı" olarak kabul edilecek ve paylaşım bu esasa göre yapılacak.
Takı Paylaşımında Yeni Kurallar Nasıl İşleyecek?
Yargıtay'ın getirdiği yeni hukuki standartlar ve uygulama esasları şu şekilde şekilleniyor:
Kişiye Özel Takılar: Düğün merasimi sırasında kadına takılan her türlü altın, bilezik, takı ve paralar kadının; erkeğe takılanlar ise doğrudan erkeğin kişisel malı sayılacak.
Kime Takıldığı Belli Olmayanlar Ne Olacak?: Sandığa atılan, ortak bir torbada toplanan veya kime takıldığı kamera kayıtları/şahitlerle ispat edilemeyen ziynet eşyaları ise eşlerin ortak mülkü (paylı mülkiyet) kabul edilerek eşit şekilde paylaştırılacak.
Geleneksel Kuralların Önüne Geçildi: Eski uygulamada "yerel adetlere" bakılarak ya da "kadına özgü" (bilezik, küpe, kolye vb.) olan takıların doğrudan kadına ait olduğu kabul ediliyordu. Yeni kararla birlikte cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin, takma iradesi kimin üzerindeyse mülkiyet hakkı da ona teslim edilecek.
"Yargılama Sürelerini Kısaltacak Bir Adım"
Hukukçular ve aile hukuku uzmanları, Yargıtay'ın bu kararının boşanma davalarındaki en büyük düğümlerden birini çözeceğini belirtiyor. Eski sistemde takıların cinsine ve yerel adetlere göre bilirkişi raporları hazırlanmasının davaları çıkmaza soktuğunu ifade eden uzmanlar, "Kime takıldıysa onun olacak" kuralının somut delillerle (düğün videosu, fotoğraflar) çok daha hızlı çözüme kavuşturulacağını vurguluyor.
Bu emsal karar, şu an halihazırda mahkemelerde devam eden ve henüz kesinleşmemiş olan tüm takı ve ziynet alacağı davalarında da uygulanabilecek.
