Kırşehir genelinde, özellikle köy ve ilçelerdeki bağlarda yetiştirilen üzümlerin olgunlaşmasıyla birlikte kış hazırlıklarının en önemli aşaması olan pekmez yapımı için geri sayım başladı. Yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan yöntemlerle işlenen bağ üzümleri, yine sofraların şifa kaynağı ve vazgeçilmez lezzeti olmaya aday.
Uzmanlar ve üreticiler, pekmezin istenen lezzet, aroma ve kıvama ulaşması için üzümlerin tam olgunluğa erişmesinin şart olduğunu vurguluyor. Bu kapsamda Kırşehir’deki bağ bozumu ve üzüm sıkma işlemlerinin Eylül ayının son haftası itibarıyla hız kazanması öngörülüyor.
Geleneksel Yöntemlerle Şifa Kaynağına Dönüşüyor
Bağlardan özenle toplanan üzümler, ilk aşamada geleneksel sıkma havuzlarında veya preslerde sıkılarak suyu elde ediliyor. Ardından özel pekmez toprağı ile kestirilen (durultulan) üzüm suyu, odun ateşinde yakılan dev bakır kazanlara alınıyor. Gün boyu ağır ağır kaynatılan şıra, usta ellerin dokunuşlarıyla kıvam alarak katı veya sıvı pekmeze dönüştürülüyor.
Hem Kültürel Miras Hem Kışlık Hazırlık
Kırşehir’de pekmez yapımı sadece bir kışlık gıda stoğu oluşturma süreci değil, aynı zamanda köylerdeki imece kültürünü ve komşuluk bağlarını canlı tutan önemli bir gelenek olarak öne çıkıyor.
Eylül ayının son günleri ve Ekim ayının başlarında köylerde yükselecek dumanlar ve pekmez kokuları, Kırşehir’de sonbahar mevsiminin ve bereketli bağ bozumunun simgesi olmaya devam edecek.
