Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’da İran, İsrail ve ABD hattında tırmanan gerilimler, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük güvenlik krizlerinden birini tetikledi. Bölgesel risklerin tırmanmasıyla birlikte pek çok ülke "Biz ne kadar hazırız?" sorusunu sormaya başlarken, acı gerçekle de yüzleşti: Füze stokları hızla tükeniyor ve yenisini üretmek sanıldığı kadar kolay değil.
ABD ve Rusya gibi üretim devlerinin dahi envanterlerinde füze krizinin yaşandığı bu süreçte, uzun yıllardır füzelerin gelişimine ve üretimine devasa yatırımlar yapan Türkiye, stratejik konumuyla bir adım öne çıkıyor.
İşin En Zorlu Kısmı Geride Kaldı: Türkiye Seri Üretimde
Füze üretimi; yüksek bütçe, uzun zaman ve karmaşık teknolojik süreçler gerektiren çetin bir denklem. Türk savunma sanayii şirketleri bu zorlu eşiği aşarak kapasitelerini seri üretim bandına taşımayı başardı.
Sektörde öne çıkan başlıca aktörler ve kabiliyetler:
Şirketler: ROKETSAN, MKE, ARCA, Baykar, TÜBİTAK SAGE ve Kale Savunma gibi devler füze projelerini seri üretime geçirdi.
Ürün Çeşitliliği: Tanksavar füzeleri, seyir füzeleri, hava savunma sistemleri ve balistik füzeler aktif olarak banttan iniyor.
Kapasite Artışı: Şirketler yükselen küresel talebi karşılamak adına tesis ve üretim kapasitelerini kesintisiz artırıyor.
"10 Yıl Bekleyecek Zaman Yok, Talep Yarın Değil Bugün!"
Risklerin bu derece yükseldiği bir dönemde, özellikle savaşı kapısında hisseden Avrupa ülkelerinin "10 yıl bekleyip kendi füzemizi geliştirelim" deme lüksü bulunmuyor. Talebin aciliyet kazanması ve dünyada kapısı çalınacak üretici sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi, bakışları Ankara’ya çeviriyor.
Türkiye Küresel Füze Tedarikçisi Olabilir
Doğru bir planlama ve üretim yönetimiyle Türkiye'nin, hem Avrupa’dan hem de dünyanın farklı coğrafyalarından gelecek füze taleplerini karşılayabilecek ender ülkelerden biri olduğu belirtiliyor. Türk şirketlerinin ulaştığı teknik olgunluk, Türkiye'yi küresel füze pazarında kilit oyuncu haline getiriyor.
