Kırşehir'in yaklaşık 100 yıllık deprem verilerini inceleyen bilimsel bir araştırma, kataloglardaki eksik ve belirsiz kayıtları ortaya koyarak gelecekteki çalışmalara sağlam veri sunuyor. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Nazlı Ceyla Anadolu Kılıç tarafından hazırlanan çalışma, Türk Deprem Araştırma Dergisi'nin 31 Ağustos 2026 tarihli sayısında yayımlandı.
Kataloglarda Eksik Kayıtlar Tespit Edildi
Araştırmada Kırşehir ve çevresine ait eski ve yeni deprem kayıtları farklı kaynaklardan karşılaştırılarak, eksik, birbiriyle uyuşmayan veya sınırlı bilgi içeren kayıtlar yeniden değerlendirildi. Bugün bir bölgenin deprem tehlikesi değerlendirilirken yalnızca son yıllardaki depremlere değil, geçmişte hangi bölgelerde hangi büyüklükte ve ne sıklıkla depremler yaşandığına da bakılıyor. Ancak sismik ölçüm ağlarının bugünkü kadar gelişmiş olmadığı 1900'lü yılların ilk yarısına ait kayıtlarda ciddi boşluklar bulunabiliyor.
Çalışmada, Kırşehir ve çevresinde meydana gelen bazı depremlerin mevcut kataloglarda hiç yer almadığı, bazılarının ise büyüklük, konum veya şiddet bilgilerinin eksik olduğu tespit edildi. Araştırmaya göre 1903 Yozgat, 1908 Ankara, 1917 Yozgat, 1920 Konya, 1924 Kırşehir, 1926 Nevşehir ve 1934 Ankara depremleri gibi büyüklüğü bilinen bazı sarsıntılar dahi kullanılan bazı kataloglarda bulunmuyor.
1938 Kaman Depremi Araştırmanın Merkezinde
Çalışmanın odağında, Kırşehir'in yakın tarihindeki en önemli depremlerden biri olan 19 Nisan 1938 Kaman depremi yer alıyor. Araştırmada bu deprem, Mw 6,4 büyüklüğünde ve yaklaşık 10 kilometre derinlikte gerçekleşmiş bir sismik olay olarak ele alındı. Tarihsel kayıtlar, depremde en ağır etkinin Akpınar-Köşker çevresinde yaşandığını ve ana sarsıntının ardından günlerce, hatta haftalarca artçı depremler meydana geldiğini gösteriyor.
Araştırmada, 1938 depreminin ardından Kırşehir ve çevresindeki yer kabuğunda oluşan gerilme değişimleri de "Coulomb gerilme değişimi" adı verilen yöntemle modellendi. Bu yöntemle bilim insanları, büyük bir depremin ardından fayın çevresindeki kuvvet dağılımındaki değişimin komşu fayları nasıl etkileyebileceğini hesaplamaya çalışıyor. Araştırma sonucunda Kırşehir ve çevresinde doğrultu atımlı faylanmanın baskın olduğu, gerilme değişimlerinin ise çoğunlukla sınırlı ve yerel alanlarda geliştiği belirlendi; en dikkat çekici bölgesel değişimin 1938 Kaman depreminden sonra oluştuğu tespit edildi.
Gelecekteki Çalışmalara Sağlam Bir Zemin
Araştırmanın en değerli yönlerinden birinin, Kırşehir üzerine yapılacak gelecekteki çalışmalar için daha sağlam bir başlangıç noktası oluşturması olduğu belirtiliyor. Çalışma, "Kırşehir'de şu tarihte deprem olacak" gibi bir öngörü sunmuyor; aksine, bilim insanlarının ileride yapacağı analizlerde daha doğru geçmiş kayıtlarına dayanabilmesini sağlamayı amaçlıyor.
Oluşturulan güncellenmiş katalog ve gerilme modellemelerinin, Kırşehir ve çevresinin depremselliğinin daha iyi anlaşılmasına, sismik tehlike çalışmalarının geliştirilmesine ve gelecekte hazırlanacak olası deprem senaryolarının daha güvenilir verilere dayanmasına katkı sunması bekleniyor.
Haber Bilgileri
Yayın Tarihi: 21 Eylül 2026, 09:40
Yazar: Kırşehir Manşet Haber Merkezi
Yayıncı: Kırşehir Manşet
Web Sitesi: www.kirsehirmanset.com
Kaynak: Kırşehir Haber Türk
Kaynak Haber: https://www.kirsehirhaberturk.com/kirsehirin-deprem-hafizasi-bilimsel-verilerle-guncellendi-4259680
Kaynak Yayın Tarihi: 20.09.2026, 11:50
Kaynak Güncelleme Tarihi: 20.09.2026, 11:50





