Yeni eğitim-öğretim dönemine az bir zaman kala eğitim çalışanlarının sosyo-ekonomik şartları yeniden gündeme taşındı. Eğitim-İş Kırşehir Şube Başkanı Öner Bayık; gıda, kira, ulaşım ve faturalardaki yüksek artışların öğretmenlerin bütçesini ciddi oranda sarstığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Öğretmenlerin yaşadığı ekonomik darboğazın münferit bir maaş meselesi şeklinde değerlendirilemeyeceğini kaydeden Bayık, eğitim emekçilerinin refah düzeyinin doğrudan eğitim sisteminin başarısını belirlediğini söyledi.
"Öğretmen İkinci Bir İş Arayışına İtilmemeli"
Gider kalemlerinin maaşları henüz ay başında erittiğini belirten Bayık, bazı eğitimcilerin geçinebilmek adına mesai saatleri dışında ek işlere yönelmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Öğretmenlerin kendilerini mesleki olarak geliştirmeleri ve dinlenmeleri gerektiğine işaret eden Bayık, "Bir öğretmenin okuldan çıktıktan sonra ek gelir arayışına girmesi kabul edilemez. Öğretmenimiz ay sonunu getirme kaygısı taşımak yerine tamamen öğrencisine ve dersine odaklanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Genç Öğretmenlerin Barınma Çilesi
Özellikle mesleğe yeni başlayan ve farklı şehirlerde görevlendirilen genç öğretmenlerin yüksek kira fiyatları karşısında çaresiz kaldığını vurgulayan Bayık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eğitimini tamamlayıp mesleğine heyecanla başlayan genç bir öğretmenin 'Bu şehirde kiramı nasıl ödeyeceğim?' endişesi taşıması doğru değildir. Gençlerimizin mesleklerine güven duymasını ve geleceklerini bu ülkede kurmasını istiyorsak yaşam şartlarını buna uygun hale getirmek zorundayız."
"Yüzdelik Zamlar Alım Gücünü Yansıtmıyor"
Maaş artışlarının kağıt üzerindeki yüzdelik oranlarla değil, sahadaki reel alım gücüyle ölçülmesi gerektiğini ifade eden Öner Bayık; öğretmenlerin ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığı olan insanca yaşam standartları talep ettiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
