Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan aftlar, küçük boyutlarına rağmen yemek yemeyi, su içmeyi ve konuşmayı zorlaştırarak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Uzmanlar, özellikle sık tekrarlayan veya uzun süre iyileşmeyen aftların dikkate alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Ağız içinde oluşan bu ağrılı yaraların ortaya çıkmasında bağışıklık sistemi, genetik yatkınlık, vitamin eksiklikleri, hormonal değişiklikler ve bazı gıdalar etkili olabiliyor. Özellikle demir, B12 vitamini ve folik asit eksikliklerinin aft oluşumunu tetikleyebildiği belirtiliyor.
Uzmanlar, aftların bulaşıcı olmadığını ancak iyileşme sürecinde sıcak, asitli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmasının faydalı olduğunu ifade ediyor. Tuzlu veya karbonatlı gargara ile uygun ağız bakım ürünlerinin kullanılması da şikayetlerin hafiflemesine yardımcı olabiliyor.
Özellikle ağız yaralarının sık sık tekrarlaması, iki haftadan uzun sürmesi, büyük ve derin olması ya da ateş, halsizlik ve kilo kaybı gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor. Çünkü bazı aftlar, altta yatan farklı sağlık sorunlarının erken işareti olabiliyor.
Uzmanlar, ağız sağlığının genel sağlıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, geçmeyen veya sık tekrarlayan ağız yaralarının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
