Dünya
Deniz ekosisteminin en büyük gizli düşmanlarından biri olan ve koparak deniz dibinde asırlarca canlıları katletmeye devam eden "hayalet ağlar" için bilim dünyası devrim niteliğinde bir çözüm üretti. Geliştirilen yeni nesil doğada çözülebilir biyoteknolojik ağlar, belirlenen süre sonunda denize zarar vermeden tamamen yok oluyor.
Dünya denizlerinde ve iç sularda balıkçılık faaliyetleri sırasında kaybolan, kopan ya da kasıtlı olarak bırakılan ve kamuoyunda "hayalet ağ" olarak bilinen terk edilmiş av araçları, su altı yaşamı sinsice yok etmeye devam ediyor. Yüzyıllarca çürümeden deniz dibinde kalan bu plastik kalkanları ortadan kaldırmak amacıyla harekete geçen bilim insanları, denizlerdeki bu ekolojik kabusu kökten bitirecek akıllı ve çözülebilir ağ teknolojisini hayata geçirmek için geri sayıma geçti.
Geleneksel naylon ve plastik türevi malzemelerden üretilen ağlar, deniz tabanına terk edildiğinde pasif olarak avlanmaya devam ediyor, balıklardan kaplumbağalara kadar binlerce canlıyı içine hapsederek ölümcül tuzaklara dönüşüyor. Bilim ve teknoloji dünyasının uzun süredir üzerinde çalıştığı biyobozunur (doğada çözülebilir) polimer yapılı yeni ağlar ise bu döngüyü tamamen kırmayı hedefliyor.
Yeni Nesil Çözülebilir Ağların Sağladığı 4 Büyük Devrim
Deniz ekosistemine nefes aldıracak ve balıkçılık sektöründe yeni standartları belirleyecek olan bu yerli ve küresel AR-GE projesinin öne çıkan özellikleri şu şekilde sıralandı:
Zaman Ayarlı Doğal Çözünme: Akıllı ağlar, balıkçılık faaliyeti sırasında suyun içinde normal performansını sergiliyor. Ancak ağ koptuğunda veya denizde kaybolduğunda, suyun sıcaklığı, tuz oranı ve mikrobiyal hareketlilik sayesinde belirlenen süre (örneğin 2-3 yıl) sonunda doğaya hiçbir zarar vermeden moleküler düzeyde tamamen çözünmeye başlıyor.
Sıfır Mikroplastik Kalıntısı: Geleneksel ağlar parçalandıkça mikroplastiklere dönüşerek balıkların midesine ve dolayısıyla insan gıdasına karışıyordu. Yeni biyoteknolojik ağlar ise organik bileşenlerden üretildiği için çözünme sonrasında arkasında hiçbir toksik element veya mikroplastik kalıntısı bırakmıyor.
Yüksek Avlanma Performansı: Yapılan saha ve laboratuvar testlerinde, çözülebilir ağların esneklik, mukavemet ve akıntıya karşı dayanıklılık testleri gıpta edilecek sonuçlar verdi. Yani balıkçılar avlanırken hiçbir verim veya güç kaybı yaşamıyor.
Ekonomik ve Ekolojik Sürdürülebilirlik: Proje yaygınlaştıkça, deniz tabanını temizlemek için harcanan milyonlarca liralık kamu bütçesi cepte kalacak. Temiz kalan deniz yatakları sayesinde balık popülasyonu hızla artacak ve bu durum uzun vadede yine balıkçı esnafının gelirini katlayacak.
"Mavi Vatan'ın Yarınları Bu Teknolojide Gizli"
Tarım ve Orman Bakanlığı ile üniversitelerin deniz bilimleri enstitülerinin de yakından takip ettiği proje, önümüzdeki dönemde pilotsuz denemelerin ardından ticari üretime geçmeye hazırlanıyor.
Uzmanlar, gelecekte bu tip biyobozunur ağların kullanımının yasal bir zorunluluk haline getirilmesi durumunda, denizlerdeki insan kaynaklı tahribatın minimuma indirileceğini vurguluyor. Hem deniz esnafını koruyan hem de deniz kaplumbağalarından resiflere kadar tüm su altı ekosistemine can suyu olan bu teknolojik gelişme, çevre bilincine sahip tüketiciler ve yeşil ekonomi yatırımcıları tarafından da büyük bir heyecanla karşılandı.